6 Nisan 2010 Salı

Anladım ki Bana Huzur Mezarda


Dün sabah işyerimde huzurlu saatlerimin keyfini çıkarırken kızımdan telefon geldi, bugünlerde ergenliğin başlarında olan kızımdan ya internet giriş izni yada arkadaşlarla buluşmaya gitmek için alınması gereken izinler dışında telefon gelmediği için şaşıdım çünkü saat olarak bu telefon iki isteğede uymuyordu. Konu gelmişken belirteyim, sizin de çocuklarınız ergenliğe girdiği zaman görünce şaşırmayın diye tüyo vereyim, bu yaşlardaki gençler 5000 sms'i 2 haftada bitirebiliyor. Siz onlara kontür aldığınızda sizin için tek kontör harcamayıp gerekli durumlarda iletişime geçmek için telefonunuzu çaldırıp kapatıyor ve sizin aramanızı bekliyorlar. Biraz geç aradığınızda ise nerde kaldın anneeeee diye çemkiriyorlar.

Bundan dolayı kızımın telefonu çaldırıp kapatmak yerine ısrarla çaldırması bana garip geldi. Telefonu açtığımda Tarçın'ın hastalandığını ve sürekli kutusunda kalıp, ne mama yemek için ne de su içmek için çıkmadığını söyledi. Evdeki en zararsız varlık olan kedinin hastalanması beni de endişelendirdi, acaba Beril'in odasında bir şey bulup mu yedi acaba diye düşünmeden edemedim. Beril 4 yaşına geldiğinden beri her hafta istinasız olarak kızım odanı topla demişim ve bazen işbirliği yaparak bazen -ilerleyen yıllarda- bunun onun sorumluluğu olduğunu kendisine hatırlatarak odasını toplatmaya çalışmışımdır. 10 yıl boyunca bunu sürekli yapıp , odasını toplaması isteğini zaman içerisinde aile geleneğine dönüştürmeyi başarsam da odasını toplattırmayı hala başarabilmiş değilim. Bazen cinnet geçirip odasını toplamaya kalktığımda da dolabından, çantasından, elbiselerinin cebinden bir kısmı yenmiş, geri kalanının üstünde başka yaşam şekilleri oluşmuş yiyecek artıkları bulduğum çok olmuştur. Kaç kere söyledim evi bir gün fareler basacak, bu kedi cins kedi ırk itibariyle ve huy itibariyle sinekten başka bir şey yakalayamaz onun için fareleri yakalar umuduna kapılma diye bilmiyorum. Bir gün bu bir zamanlar yiyecek maddesi olan ama zamanla içeriği değişen şeyleri kedinin bulup yemesinden de korkmuşumdur. Beril abla telefon edip kedi hasta deyince içimden hah şimdi oldu bu kedi gitti bu başkalaşmış şeyleri yedi ve zehirlendi diye geçirmedim desem yalan olur.

Telefonla kediyi takip edip günün sonunda eve varmam Sarp'ı giydirmek için evde o önde ben arkada depar atmam, yakalayıp Sarp'ı giydirmem ve yakalamış olduğum bu başarıdan dolayı kendimi tebrik ettikten sonra kedinin peşine düşmem, Sarp'ın kediyi kovalamaması için 80 kere uyarılmasının ardından kediyi kutusuna koymam ve kapının önüne çıkmamız bir oldu. Kapının önüne çıkıp kapıyı kapattıktan sonra içeride unuttuğumuz aşı defterini almak için kapıyı açmam, bu arada Sarp'ın Beril'e sataşması, Beril'in Sarp'a laf söylemesi , Sarp'ın bana Beril'i şikayet etmesi ve apartmanda bağırmaya başlaması, bizim apar topar asansörle aşağıya inmemizi benim kedinin kutusunu taşırken Beril ve Sarp'ın itişip kakışarak apartmanın kapısından çıkmasını saymıyorum bile..

Veteriner olan aile dostumuzun yanına nasıl vardık, kediyi nasıl muayene ettirdik bu kısımları hızlı geçiyorum ki bu bölümü anlatsam buradan da bir yazı konusu rahat çıkar. Tarçın kontrolden geçerken Sarp'ın ben açım şarkısını bağıra çağıra söylemesi, sürekli zıplayarak "anne ben açııımmm...anne ben açııımmm" diye eteğimden çekmesi, muayenenin ardından "ben açıımmmm, hamburger yiyelim, pizza yiyelimmmm" diye eve bağıra çağıra geri dönmemiz ve pizza söylememiz-pizzayı beklerken Sarp'ın mutfak eşyalarını kemirmesi-, ancak pizzalar bittikten sonra çocukların üstüne bir rehavet çökmesi ile yaşamış olduğum 30 dakikalık huzur anımda anladım ki anne babaya huzur mezarda.. 30 dak sonra evdeki koşuşturma kaldığı yerden devam etti..
Bu arada kedi nasıl diye sorarsanız, iyiymiş, pazar günü olduğu aşı dokunmuş.. sabah evden çıkarken mavlayarak ayak altında dolanıp duruyordu..

1 yorum:

  1. Karıcım yazdıklarına ilk yorumu ben yapmış olayım dedim... Yaklaşık 3500-4000 km öteden yorum yapmak kolay dediğini duyar gibiyim ama gerçekten de davulun sesi uzaktan hoş geliyormuş..:-))) desemdeee hepiniz çok süpersiniz. En başta sen ve bebelerimiz hepinizi çok seviyorum yaramazlıklarınızla beraber haa onuda belirteyim...

    YanıtlaSil