12 Nisan 2010 Pazartesi

Haftasonu Etkinlikleri


Haftasonlarını çok seviyorum, çocuklarla yoruluyorum ama onlarla doya doya vakit geçirdiğim içinde gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Bu cumartesi yazdığım gibi Doğal Yaşam Parkına gittik. Sabah Beril'i dershaneye uğurladıktan sonra Sarp'ın çantasını hazırlamaya başladım. Ne zaman son ana bıraksam mutlaka en lazım olan şeyi unuttuğum için aklıma geldikçe çantanın içine malzemeleri koydum ve yola çıkacağımız zaman çanta kas geliştirecek ağırlığa ulaştı. Bu arada Sarp'ın kahvaltısı, evin toparlanması, Beril'in gelince yiyeceği sandviç hazırlandı. Sarp'ın peşinden koridorda bir ileri bir geri koşularak Sarp giydirildi.

Beril Ablamız gelince kapının önüne sağsalim çıktık, tam kapıyı kilitledik ki içeride arabanın ruhsatını unuttuğumuzu farkettik, kapıyı açıp ruhsatı aldık kapıyı tekrar kilitledik bu seferde Sarp'ın arabasını balkondan almadığımızı hatırladık, arabayı da aldığımızda artık gitmeye hazırdık.

Doğal Yaşam Parkı Sasalı'da, yıllar önce kuş cennetine arkadaşlarımızla gitmiştik açıkcası yolu bulabilir miyiz diye biraz endişelensem de sonra ammaaannn en fazla Bergama sapağından döneriz, o da olmadı Dikili'de çay içeriz diyerek attık kendimizi yola.

Allah'tan korktuğumuz başımıza gelmedi, Çanakkale otobanından Sasalı tabelasını izleyerek Doğal Yaşam Parkına ulaştık, yol boyunca tabelaları izlerseniz kaybolmadan bulabilirsiniz. Öncelikle belirtmeliyim ki Parkı çok güzel düzenlemişler, bizim gibi broşürü çıkışta değil girişte alırsanız parkı daha rahat gezersiniz. Parkta hayvanları kafeslerle değil cam paravanlar ve havuzlarla ziyaretçilerden ayrılmışlar. Yırtıcı hayvanlar için cam duvarlardan bakarak yaşam alanlarını daha da yakından görebilecek ve resimlerini çekebilecek imkanlar sunmuşlar. Göz alabildiğine geniş yeşillikler ile kendinizi hayvanların doğal alanında hissediyorsunuz. Özellikle Tropikal Bölümde içerideki nemli ve sıcak hava size yağmur ormanlarına gitmişsiniz izlenimi veriyor. Parkta iki tane kafe ( Kuğulu Kafe ve Develi Kafe) var sanıyorum belediye işletiyor ve fiyatları çok uygun, yapay gölet kenarındaki masalar çok keyifli. Develi Kafe'nin yanında çocuk parkı var, tavsiye ederim siz çayınızı ve kahvenizi yudumlarken çocuklar gözünüzün önünde parkta oynuyorlar.

Parkın içerisinde 4-5 tane çocuk parkı var, zaten normal yürüyüş hızıyla çok oyalanmadan gezerseniz parkın tamamını gezmeniz 3-3,5 saatinizi alıyor. Bu çocuk parklarında dinlenmek için fırsatlar buluyorsunuz.

Sarp Doğal Yaşam Parkına bayıldı, kendinden geçti. Pek çok hayvanı ilk kez ve yakından gördü, zürafa'ya bayıldı. Çocuklarınızı mutlaka götürün, hatta bence her yaştan insanın görmesi gereken bir yer. Beril ve ben parkı çok sevdik, hatta babamız gelince tekrar gelmeye kararı verdik. Parkta ana-kız manzaralı ve sakin bir kaç yer beğendik, babamızı Sarpla parka salıp, biz daha önce tespit ettiğimiz yerde güneşin, yüzümüze vuran rüzgarın, su ve kuş seslerinin keyfini çıkaracağız. Gezimize dönersek, Sarp parkın içerisindeki bütün çocuk parklarında oynadı, kuşların bölümünde Sarp'ı arabasının kemerini taktık çünkü bu bölümde tavanı ağlarla kapatmışlar, leylekler, ördekler ve bazı kuş cinsleri ortalıkta dolanıyordu, Sarp'ın arabasından inip kuşların üstüne gitmesinden korktuk. Sarp'ın o kadar hoşuna gitti, o kadar etkilendi ki aslında kemerini takmamıza gerek yokmuş çünkü çocuk yerinden bile kıpırdamadı.

Kısacası çok keyifli ve öğretici bir gündü. Buraya gelmek üzere plan yaptığım için kendimi gün içerisinde bir çok kez tebrik etmedim desem yalan olur. Dışarı çıktığımızda Sarp biraz bozulup ağladı ama sonra babasıyla tekrar geleceğini öğrenince sustu, şimdi sürekli ne zaman gideceğiz diye sorup duruyor. Akşam farkettik ki parkta dolaşırken hepimizin yüzü yanmış, birbirimize bakıp bakıp güldük.

http://www.izmirdogalyasamparki.org.tr/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder