Bu sabah sakin kalmaya çalışırken gözümün önünde uçuşan yıldızları saymaya çalıştım. Blogumu okuyup yorum yapan arkadaşlarıma göre koşturmacalı, bana göre sıradan ve hatta sakin bir hafta geçirdim derken bu sabah bombayı Beril Abla patlattı. Oldum olası sakinlikten tedirgin olurum, bu güne kadar yaşadıklarım bu tür sakinliklerin ardından mutlaka bir maraza çıktığını göstermiştir, bende tam kazasız belasız cumaya geldik haydi hayırlısı derken, çarşamba günü doktora giden ve o gün giremediği matematik sınavı için anneannesinin uğraşları sonucu rapor alan kızımın tüm uyarılarıma ve hatırlatmalarıma rağmen raporu okula vermediğini dolayısıyla matematikten mazeret sınavına giremeyeceğini ve sıfır alacağını öğrendim.
Bu arada annem okul ve bizim ev arasında iki tur atmış ve benimle konuşurken nefes nefese kalmıştı, zaten biliyordum ama artık eminim anne babaları çocuklarının derdi öldürüyor.Çocuğunun peşinden koşarken yaşlanıp, dert sahibi oluyorsun.
Beril'in geçen sene ki dershanesinden bir arkadaşının annesiyle konuşurken kadıncağız "çocukların doğduğu gün ağlamaya başladım o gün bu gündür gözyaşım durmadı, bunların yüzünden sürekli ağlıyorum, sinir hastası oldum" demişti. Garibimin iki oğlu vardı ve bence çok haklıydı. Gerçi günümüzde yaramazlığın kızı erkeği kalmadı, valla ne kız çocukları var anne babalarına rahmet okutuyorlar.
Şimdi diyeceksiniz ki bunun için mi gözünde yıldızlar uçuştu, acele etmeyin hikayenin asıl eğlenceli yerine daha gelmedim. Annem evde her türlü tehlikeyi göze almış Beril'in odasına girip raporu aramış ama bulamamış, beni aradı Beril'e mesaj atıp raporun yerini sormamı istedi, Beril Ablaya mesaj attım ve 10 dak sonra telefonum çaldı. Beril'e raporun hangi kitap yada elbise yığınının altında kaldığını sorduğumda bana " üüfff anne yaaa ben raporu pazartesi okula veririm " dedi, önce cevabı algılayamadım, herhalde ben yanlış anlıyorum dedim, sonra raporu dün vermesi gerektiğini dün vermediği için sınav hakkını kaybettiğini direkt sıfır alacağını, sınıf öğretmeninin sırf Beril için eve gitmeyip yarım saat daha bekleyip raporu okul idaresine kabul ettirmeye çalışacağını, raporun yerini hatırlayamadıysa - ki o oda da raporun bulunması için yerini hatırlasa bile bence arkeolojik kazı yapılması gerekir- anneannesinin okula geri geleceği ve Beril için yarım saat izin alacağını evde raporu bulup biran önce okula götürmesi gerektiğini söyledim. Beril'den gözümde şimşekler çaktıran cevap işte o zaman geldi, bana " anne niye panik yapıp acele ediyorsunuz, ben öğleden sonra raporu okula veririm" dedi.
İnsanın ruhunun bedeninden ayrılıp geri döndüğü anlar vardır, bende de 1-2 saniyeliğine bu durum oldu, daha sonra kafamdan dumanlar çıkmaya başladı ve saçlarımın diken diken olduğunu hissettim, son aşama olarak gözlerim karardı. Nirvana sırıtışını es geçip direkt Osmanlı Tokadı pozisyonu aldım. Beril'e ağzıma gelenleri söyledikten sonra telefonu kapatıp, karşı duvara boş boş bakarak sakinleşmeye çalıştım.
Çocuklara sorumluluk sahibi olmayı öğretmek bu kadar zor olmamalı, biz elimizden geleni yapıyoruz ama yinede başarılı olamıyorsak kendimize hemen acilen bir B Planı hazırlamalıyız. Bu plan kapsamında yapılacak çalışmalar aşağıdadır;
1. Mümkünse Belene Kampının tekrar açılması için Bulgar Hükümetine dilekçe verilecek; yanlış anlamayın kampa çocukları yollamayacaksınız, siz gideceksiniz kampta ne kadar eziyet çekebilirsiniz ki. Çocuklarınkinin yanında kamp size tatil köyü gibi gelecektir.
2. Şimdiden bilinmeyen bir adreste mülk edinmek üzere araştırmalara ve çalışmalara başlanacak; çocukları evlendirdiğiniz gün tası tarağı toplayıp oraya kaçacaksınız, unutmayın ki evlenen çocuklarınızında yavruları olacak, çile katlanarak büyüyecek.(Bunu kendi anne babamdan gözlemleyerek yazdım.)
3. Bulunabilecek en iyi psikiyatır bulunacak ve terapiye başlanacak.Yeşil reçeteli ilaçlar şimdiden stok yapılacak.
4. Çocuklar 18 yaşına gelir gelmez hemen evlendirilecek," amaaannn biz çok torun istiyoruz, biz bakacağız söz valla" denilip, torun doğar doğmaz çok yaşlıyız diyerek yan çizilecek ve onların çocuklarıyla debelenmeleri keyifle izlenilecek.
Bunlar ilk anda aklıma gelen fikirler. Sizin de önerileriniz varsa bekliyorum, anne ve baba olarak sessiz kalmayın, ezilmeyin.
Bugün aslında dün akşam kardeşime yaptığımız ziyareti yazmak istiyordum ama bizde gündem aniden ve sıklıkla değişebildiği için sıcağı sıcağına yaşadığım macerayı yazarken buldum kendimi. Kardeşime yaptığımız ziyareti de araya başka bir şey girmezse yarın yazacağım.
Siz şimdi rapor ne oldu diyeceksiniz.Rapor Beril'in odasında alakasız bir poşetin içerisinden çıktı ve okula teslim edildi, benim saçlarıma iki ak daha eklendi. Şu an haftasonunu ruhsal ve bedensel bütünlüğümü koruyarak geçirme planları yapıyorum. Bakalım haftasonu neler yaşayacağız. Beni okuyanlara da güzel, dertsiz, tasasız ve koşturmasız keyifli geçecek bir haftasonu diliyorum. Haftasonu için Doğal Yaşam Parkına gitmeyi planlıyoruz, bana şans dileyin.
9 Nisan 2010 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder