Babamız olmadan geçecek olan ve bütün kalbimle kazasız belasız atlatmak için dualar ettiğim son hafta sonumuz Sarp'ın cuma günü aniden ateşlenmesiyle koşturmacalı ve uykusuz geçti. Ne zaman bir şey dilesem hep tersi gerçekleşir ve ben bundan hiç ders almam, olmayacak dilekleri diler dururum.
Cuma günü Beril ve Sarp'la birlikte iş çıkışı sahile indik hava o kadar güzeldi ki akşam sekize kadar dolaştık, eve döndükten bir süre sonra baktım Sarp kıpkırmızı bir yüzle dolaşıp duruyor, yanıma geldiğinde elimi alnına koyduğumda ateşi olduğunu gördüm ve panikledim. Sarp 6 aylıkken ve 1,5 yaşındayken iki kere havale geçirdi, ateşinin 39'un üstüne çıkmaması lazım bundan dolayı ilk iş Sarp'a ateş düşürücü şurup verdim ve ılık bir duş yaptırdım, ateşi biraz düşer gibi oldu ama sonra tekrar yükseldi. Üstünde ne varsa çıkardım, eklem yerlerini kolonya ile ovdum ama bu da yeterli olmayınca annemleri aramaya karar verdim. ( Bkz. intikam yazımda bahsettiğim pılını pırtını toplayıp izini kaybettirme maddesi) Annem ve babam ben telefon edince doğal olarak telaşlandılar ve gecenin bir yarısı apar topar Kuşadasından İzmir'e doğru hareket ettiler bende Berille birlikte Sarp'ı hastaneye götürdüm.
Allah'tan Sarp muayene sırasında fazla huysuzluk etmedi de kontrolleri kazasız belasız atlattık ve ilacımızı alarak eve döndük. İki saat sonra annemler geldi onlarla nöbetleşerek Sarp'ın ateşini ve terini kontrol ederek sabahı yaptık.
Çocukların hastalanması tabi ki üzücü ama hastalık sonrası huy değişimleri anne ve babalar için ciddi bir sinir imtihanı olabiliyor. Normal düzenindeki çocuk gidiyor onun yerine yemeyen, sürekli mızırdanan, uyumayan, olur olmaz herşeye ağlayan bir çocuk geliyor. Bazen çevremde normal hali bu şekilde olan çocuklar gördüğümde hastalık sonrası onların durumunu düşündüğümde dehşete kapılıyordum ki bir gün böyle çocuğu olan annelerden birisiyle konuştuğumda öğrendim ki o huysuz, mızmız çocuk gidip yerine söz dinleyen, sessiz bir çocuk geliyormuş ama maalesef bu durum çok uzun sürmüyormuş.
Beril çok yaramaz bir çocuk değildi, gerçekten söz dinlerdi ama hastalandığı zaman bize rahmet okuturdu. Sarp hareketli ve peşinden koşturan bir çocuk ve hastalandığı zaman aslında Beril'e çok haksızlık yaptığımızı anlamamızı sağlıyor.
Sarp'ın ateşlenmesi ve benim annemleri apar topar Kuşadasından getirtmemi düşünecek olursak anne babalığın çocuklar evlenip çoluğa çocuğa karıştığı zaman sorumluluğun arttığını bir kez daha anladım.
Sarp şu an iyi telefon ettiğimde arkadan sesi geliyordu, Beril bunca koşturmacanın içerisinde kendini aşarak dershanedeki deneme sınavından rekor sayılabilecek bir puan aldı. Demek ki SBS sınavından önce Beril'e sakin, sessiz bir ortam yerine harala gürele bir ortam hazırlarsak çocuk rekor kıracak, bunu bir yere not etmeliyim.
Gecenin bir yarısı ettiğim telefonla apar topar yola çıkıp gelen ve beni yanlız bırakmayan annemle babama da çok teşekkür ederim, iyiki varsınız ve iyiki ben evlendiğimde bilinmeyen bir yere yerleşip izinizi kaybettirmemişsiniz.
19 Nisan 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder