Eğer bir çocuğunuz varsa bir süre sonra ilkyardım konusunda ister istemez uzmanlaşıyorsunuz ve bu uzmanlığınız genelde kafa travmaları üzerine oluyor. Beril'de çok fazla yaşamadık ama Sarp 4 aylık olduğundan beri kafa üstü düşme, kafasını sürekli bir yerlere çarpma konusunda kendini geliştirdikçe bizde ister istemez çarpma ve travma uzmanı olduk.
Bizim evde sağlık danışmanımız eşimdir ama zaman zaman onun bile çaresiz kaldığı anlar olmuştur. Sarp çok hareketli bir çocuk olduğu ve bir yere giderken yürüme yerine roket misali kafası önde olacak şekilde koştuğundan sürekli kafasını sağa sola ve hatta hiç olmayacak yerlere çarpabiliyor.
Mesela bu haftasonu kardeşime gittiğimizde girişte ki apartman merdivenlerini hızla çıkıp sonra apartman boşluğunda manasız şekilde geniş bir kavis çizip sonrada merdivenlerin yanındaki kolona toslamayı başardı ki iddia ediyorum hiç bir insan evladı 100 kere de aynı hareketi yapsa eminim o kolonu tutturamazdı, aynı akşam mutfakta yemek hazırlarken malzeme almak için açtığım buzdolabının kapağına sabah darbe aldığı yerden kafa atmayı da başarınca pes dedim. Kafasını aynı yerden iki kere vurunca alnında küçük mor bir tepecik oluştu.
Dün de mutfaktan odaya doğru gene kafası önde koşarken buzdolabının yanındaki duvara alnının yanını sürtmeyi başardı. Akşam salonda otururken de geri geri gidip ortadaki sehpaya ayağını taktırmayı sonra garip bir açıyla ters yöne dönüp yanağını kanepeye vurmayı başardı, biliyorum okuyunca bir şey anlamadınız ama emin olun ben gördüğüm halde nasıl başardığını anlamış değilim.
Velhasıl çocuğunuz olacaksa yada henüz küçükse ilk iş ilkyardım ile ilgili bir kitap edinin, düşme, çarpma gibi durumlarda soğukkanlılığınızı koruyun. Çocuğunuz zorlu bir maçtan çıkmış boksörler gibi alnında morluklarla dolaşırken çevrenize "valla biz yapmadık, ha bire düşüyor" cümleleri kurmaya hazır olun.
Çocuğunuz biraz büyüyüp ergenliğe adım attığında da psikoloji kitapları edinin. Beril Abla bugünlerde çok sessiz ne olduğunu sorduğumda bir şey yok diyor. Küçükken çocuğunuza bir noktaya kadar müdahale edip koruyabiliyorsunuz, büyümeye başladığında hareket alanınız iyice kısıtlanıyor. Çok soru soramıyorsunuz sıkılıyorlar, üstlerine çok fazla düşmüş oluyorsunuz, salsanız bu seferde zıvanadan çıkıyorlar sonra toparlamanız zorlaşıyor. Hassas dengeyi bulmanız gerekiyor. Beril küçükken "biz böyle istiyoruz" deme şansımız vardı ama şimdi neden öyle istediğimizi açıklamak zorundayız.
Ergenliğe giren çocukların hep tasası olacak değil ya, keyifli yanları da var. Bu dönemde artık size arkadaş olmaya başlıyorlar, kendi adıma ana-kız dedikodu yapmaktan çok hoşlanıyorum. Birlikte alışveriş yapmak, bir yerlerde oturup bir şeyler içmek ve oradan buradan konuşmak benim için keyif aldığım zamanlar. Gelecekte ki ilişkinizin temelini bu dönemde atıyorsunuz. Bundan dolayı temeli atarken ne kadar sağlam, karşılıklı güven ve sevgiye dayalı bir temel atarsanız ileride o kadar kaliteli bir diyaloğunuz oluyor. Bugün kızımla konuşup ona kendi tecrübelerimi aktarırken biliyorum ki anlattıklarımın yüzde birini bile depolamıyor ama ileride bu sohbetlerimizi hatırlayıp bu tecrübelerim ona bir parça faydalı olursa ne mutlu bana.
Bu günlerde Sarp sağa sola kafa atmaya, Beril anneannanemin deyimiyle Kukumav Kuşu ( bkz. Baykuş ) gibi düşünmeye devam etmekte. Bu haftasonu çocuklarla yalniz geçireceğim son haftasonu, bir aksilik olmazsa haftaya babamız geliyor- yada bu yazdıklarımı okuduktan sonra Çin'e doğru depar atmaya başladı bizim henüz haberimiz yok- maceralarımıza maaile olarak devam edeceğiz.
14 Nisan 2010 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder