30 Mart 2011 Çarşamba

Uzun Bir Ara ve Tekrar Merhaba

Blog'uma yazmaya uzun bir ara verdim ama inanın haklı sebeplerim vardı. En önemli sebep en sonunda hayallerini kurduğum evime kavuştum. Geçtiğimiz yaz evimize taşındık. Ev araştırması, bulunması, tadilat ve taşınma derken vakit nasıl geçti anlamadım. Bu koşturma sırasında aklıma başka bloglar açmak gelmedi değil, örnek vermemi isterseniz;

*Ustayı istediğiniz gibi yaptırmaya nasıl ikna edersiniz?

*Cinnet geçirmek hiç de zor değilmiş.

*Benim zevkime göre olacak senin değil ustacım.

*Bu işi sen nasıl yaptın anlamıyorum bende yapsam ancak bu kadar olurdu.

*Rabbim benim sabrımı deniyor sanıyorum....

başlıklarını verebilirim herhalde.. Bu maceramı daha sonra detaylı olarak anlatacağım söz.. Yazmaya ara vermemin diğer sebebi ise eşim yanımıza gelemedi ve biz hafta içi babasız hafta sonu babamızla birlikte tarzı bir yaşama geçtik ki inanın bu sistem daha zormuş, alışmak ve bir düzen kurmak da epey zaman alıyormuş. Bütün bunları atlattıp normal yaşantıma dönünce ilk iş aklıma blog'um geldi ve bir heves açmak için harekete geçtiğimde hayretle blog mail adresimi ve şifremi hatırlamadığımı gördüm. Bir haftadır da blog'a girmek için çabalıyordum ama sonunda başardım. İnsan beyni ne garip kafanda pek çok şey varsa otomatik süzüp çok kullanmadığın yada güncelliğini yitiren bilgileri çöpe atıyor.

Bu geçen süre zarfında Beril anadolu lisesi sınavını kazandı-bunu oturup ayrı bir bölüm olarak yazacağım, lisede ve üniversitede matematik ve istatistik konusunda bana ve eşime emeği geçen hocalarımıza tekrar tekrar teşekkür ederiz, sayelerinde minimum puanla maksimum başarı nasıl sağlanırı çözdük ya ne kadar teşekkür etsek az gelir- şimdi okullu oldu :)) Beril Abla şu an itibariyle lise ortaokula benzemiyormuş şokunu atlattı, öğretmen bana taktı aşamasında. Sarp bir kere koşarken nasıl olduğunu hala anlayamadığımız, bizim için esrarını bugün bile koruyan bir şekilde ayaklarını birbirine dolaştırıp havada uçtu ve kafasını sandığa çarpıp yardı. Yine aynı şekilde ( yani deli gibi amaçsız halde koşarken) bu defa tren raylarına takılıp ( ki defalarca ben toplamıştım o inatla yaymıştı) ortada ki sehpanın köşesine göz atmayı başarıp 2 hafta boyunca maça çıkıp sıkı yumruk yemiş boksörler gibi dolaştı. Tahmin ettiğiniz ve daha önce ki maceraları okuduğunuz gibi bu 11 ay bizim için sakin geçmedi..

Bu benim için tekrar merhabaydı, şifrelerimi hatırladığıma göre şimdi önce kahvemi içip sonra bu 11 aydan bir konu seçip, sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Şimdilik sevgiyle kalın..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder